görüntülü sohbet
    Günün Konusu
“MOBİL ÖDEME HİZMETİ AÇILMIŞTIR.”

Mobil ödeme hizmetimiz Bayan24.com üzerinde hizmete girmiştir.Avea,Türkcell,Vodafone ile hemen VİP üyeliğniizi alın. ...

    3
  • 20.01.2017
    • Hikaye 2314 : evdeki iğrnç manzara
  • Küçük
  • Büyük
  • 12 Yorum

      PROFİLİNE GİT

      MESAJ GÖNDER

      ARKADAŞ OLARAK EKLE

    Merhaba, ben 22 yaşında genç bir öğretmenim. İsmim Aylin. 1 yıllık evliyim. Evliyim diyorum, çünkü hala boşanmadım ama ayrı yaşıyoruz. Eşim İstanbul'da bende İzmie'de yaşıyorum. Eşimin benim İzmir'de yaşadığımdan haberi yok. Saklamak zorundayım çünkü. Çok severek evlendim ben. Öyle ki onmu tanıdığım günden sonra"Haytımda başka hiç kimse olmayacak" diye kendime söz vermiştim. Ama ihanetini affedemezdim, affetmedim. Düşünsenize, bir insana haytınızı bağlıyorsunuz. Peki, o ne yapıyor? Size ihanet edip kalbinizdeki bütün güzel duyguları, sevgiyi, aşkı alıp götürüyor. Ben ihaneti hak edecek hiçbir şey yapmadım.


     


    Sadece çok sevdim. Onu hayatımın amacı haline getirdim. Belki de hatam buydu, bilemiyorum. Ama bu hataysa o zaman tümkadınlar hata yapıyor. İnsan sevdiğini saklamamalı. İçinden geldiği gibi davranmalı. Oyunlar oynayacaksak, duygularımızı gizleyeceksek, rahat rahat yaşayamayacaksak niye evleniyoruz ya da niye aşık oluyoruz ki? Bodrum'da tanışmıştık Onur'la üniversite haytımın ikinci senesinde, yaz tatilinde tanıştım. Bodrum'a ilk gidişimdi. Bir arkadaşımla kız kıza tatil yapmayı planlıyorduk. Bodrum'a gişimizin ertesi günüde kumsalda tanıştık. O da ailesiyle birlikte tatile gelmişti. Tatil noyunca hep birlikteydik. Kumsalda güneşin batışını izledik, Bodrum'un sokaklarında el ele dolşatık. Şuan bile o günleri anlatırken içimden bir şeyler akıp gidiyor. Keşke zamanı geri çevirebilseydim... Onur'un annesi Yunan asıllı, babası ise Selanik göçmeni bir Türk'tü. Onur beni tatilde ailesiyle de tanıştırdı. İlk görüşte kanım ısındı onlara. Beni hemen kabullendiler. Mutluluktan uçuyordum. Tatil bitti ve ben İzmir'e döndüm. Onur da İzmir'de okuyordu. Üniversitenin sonuna kadar müthiş bir aşk yaşadık. Her anımızı birlikte geçirdik. Üniversitenin bittiği yıl mezuniyet töreninde Onur bana bir sürpriz yaptı.


     


    Törene bir tek taş pırlanta yüzük alıp gelmişti. Diplomamı aldıktan hemen sonra yanıma geldi, yüzüğü uzatıp "Benimle evlenir misin?" dedi. Dünyanın en mutlu insanı ben olmalıydım. Mutluluktan oracıkta düşüp bayılabilirdim. Boynuna sarıldım Onur'un ve "Evet, bin kere evet" diye cevap verdim. Kısa sürede evlendik Onur İzmir'de okuyordu ama ailesi İstanbul'da yaşıyordu. Ertesi gün ilk uçakla İstanbul'a gittik. Bu kararımızı onlara da açıkladık. Çok sevindiler ve hemen evlilik hazırlıklarına başladılar. Beni gelip ailemden istediler. Bu arada İstanbul'da Bebek'te bir ev tutuldu. Dayanıp döşendi. 2006'nın Haziran ayında evlendik. Balayı için Roma mı Venedik mi diye karar veremezken birden Bodrum'da bulduk kendimizi. Aşkımızın ilk başladığı yerde... Yine kumsalda güneşin batışını izledik, yine sokaklarda ele ele gezdik,yine sabahlara kadar eğlenip dans ettik. Balayı dönüşü evimize yerleştik ve çalışmaya başladık. İkimizinde işleri iyi gidiyordu. Mesleğimi çok seviyordum. İş hayatımızdaki performansımız yatağa da yansıyordu diyebilirim. Cinsel açıdan anahtar-kilit misali muhteşem bir uyuma sahip olduğumuzu düşünüyordum. Romantizm hiç ölmemişti. Başkaları evlilik yıldönümlerini kutlar, biz evlilik aydönümlerini kutluyorduk. Her ay evlendiğimiz güne denk gelen gün mutlaka dışarı çıkıyor, mum ışığında romantik bir yemek yiyorduk.


     


    Eşimin Yunan akrabaları Evliliğimizin yedinci ayına girdiğimiz gün yine dışarıda kutlamayayı planlıyorduk ki Onur'un Yunanistan'dan akrabalarının geleceğini öğrendik. Dayısı, kuzeni Anna da misafirimizdi. Benden 1 yaş büyük,baba parası yiyen ve mesleği olmayan bir kızdı Anna. Bir türlü kanım ısınmamıştı ona. Onur'la Yunanca konuşuyorlardı ve bundan çok büyük rahatsızlık duyuyordum. Sanki hakkımda konuşuyorlarmış gibi sinirleniyordum. Benden gizli bir şeyler çevirdiklerini sanıyordum. Ama bu hissimi hiç belli etmedim kocama. Akrabalarıyla arasının bozulmasını istemedim. Nasıl olsa bir süre sonra geldikleri yere döneceklerdi ve biz de mutlu hayatımıza kaldığımız yerden devam edecektik. Bir gün Anna'yla evde yalnız kaldık. Bana Yunan kültüründen uzak bir insanın bu aileye uyum sağlayamayacağını, Yunanca öğrenmezsem yabancı muammelesi göreceğimi söyledi. Ben İngilizce ve İspanyolca bilen, Türkçe'yi iyi kullanan biriydim. Yunanca öğrenmeme gerek yoktu ki... Yine de sessiz kaldım. Keşke sessiz kalmasaydım da ona haddini bildirecek bir cevap verseydim diyorum şimdi kendime. O zaman Anna ile arama mesafe koymuş olabilseydim eşime sırnaşma cesaretini de bulamazdı kim bilir...


     


    Bir tek Anna kaldı Eşimden yana bi kuşkum yoktu, ona sonsuz bir güven besliyordum. Beni sevdiğini de biliyordum. Bir süre sonra akrabalar tekrar Yunanistan'a döndü ama Anna İstanbul'da kaldı. Aslında halasında, yani kayınvalidemde kalıyordu. Ama zamanının çoğunu bizim evde geçiriyordu. Bizde kaldığı akşamlar masadan içki eksik olmuyordu. Gece geç saatlere kadar kapanmayan ışıklar, yüksek sesle dinlenen müzkler ve içki kokan salon canımı sıkmaya başladı. Eşim de bu duruma giderek alıştı ne yazık ki. Geç yatmalar, alkolsüz gün geçirmemeler, zaman zaman iş asmalar... Belli ki Anna ile tatlı hayat hoşuna gitmişti. Ona düzenimizin bozulduğunu hissettiricek bir şey söylemeye çalıştım ama beni dinlemedi bile. Bu durumdan nasıl kurtulacağımı düşünürken ihanet dene olay başıma geldi. Şimdi diyorum ki, keşke o kadar düşüneceğime harakete geçseymişim de Anna'nın Onur'u baştan çıkaracak vakti kalmasaymış.... Bir Cumartesi gecesi O aralar kayınpederimin ricası üzerine Onur'un amcasının oğlu Emre'yi İngilizce çalıştırmaya başlamıştım. Yabncı dil sınavlarına girecekti. Dersaneye gittiği halde benden de onu çalıştırmamı istemişler, ben de kırmamıştım. Ancak bir zaman problemi ortaya çıkmaya başladı. Zaten gündüz çalışıyordum. Akşam iş çıkışı Emrelerin evine gidiyor ve derse oturuyordum. Bir de sık sık Anna evimize geldiği için Onur'a hiç zaman ayıramamaya başlamıştım. Eşimle neredeyse hiç baş başa kalamıyorduk. İçim içimi kemiriyordu. Kocamın benden uzaklaşmasından, başkasına kapılmasından korkuyordum. Ama ne yapacağımı bilemiyordum. Bir cendereye sıkışmıştım sanki. Korkularımın içimi kemirmeye başladığı bir Cumartesi gecesiydi. Yine Emre'yi çalıştırmaya gitmiştim. Saatler ilerledikçe içimde kuşkular artıyordu. Çünkü o sabah Anna'nın kaldığı odada, içinde beyaz toz bir maddenin bulunduğu paket görmüştüm. Kokain olduğunu tahmin ettiğim bu madde masada duruyordu. Anna'nın esrar kullandığını biliyordum ancak kokaine alışmış olabileceğini tahmin etmemiştim. Daha önce Anna'nın esrar kullandığını eşime söylemek istedim. Çünkü bu bir suçtu. Böylece Anna'dan uzaklaşabilirdi.


     


    Ancak bir fırsat bulup da söyleyemedim. Aslında Onur ile ailesi arasına giren kötü kadın olmak istemediğim için bunu söylemeyi hep erteledim. Hemen evime gittim O Cumartesi gecesi Emre ile ders çalışırken telefonum çaldı. Gizli bir numaradan aranıyordum. Telefonu açtım ama birkaç saniye ses alamadım. Daha sonra bir müzik sesi gelemeye başladı ve ardından o sesler... Bir kadının zevk çığlıklarıydı bunlar. Derinden geliyordu. Ardında da bir erkek kahkahası duydum. Seks yaparken atılmış anlamsız ve boş bir kahkaha... Birden gözümün karadığını, ruhumun daraldığını hissettim. Sesleri tanıyamamıştım ama hissediyordum, bunlar benim sevgili kocam Onur ile kuzeni Anna'dan başkası olamazdı. Emre'nin ailesinden izin istedim ve arabama atladığım gibi eve doğru gaza bastım. Araba da hıçkıra hıçkıra "Onur bunu bana nasıl yaptın..." diye ağlıyordum. O akşam kaza yapmadıysam Tanrı'nın yardımıyla olmuştur.Çünkü eve nasıl geldiğimi, arabayı nasıl kullandığımı hatırlamıyorum bile. Ağırkanlı davranıyordum Eve girdiğimde salonun ve yatak odasının ışığının yanık olduğunu gördüm. İçgüdüyle yatak odasına doğru yöneldim. Ancak salondan kahkaha sesi geliyordu. Ben yine de yatak odasına bakmak istedim.


     


    Yatak, sabah benim düzelttiğim haliyle duruyordu. Sadece gardropun kapısı açıktı. İçinden bir şey alınmıştı demek ki. Nedense ağır davranıyordum. Başkası olsa çoktan salona bakmıştı bile. Bense birkaç dakika yatak odasındaoyalanmayı yeğledim. Bu kadar ağır davranmamın sebebi, benim herşeyi erteleyen kişiliğimlr bağlantılıydı sanırım. Bütün bunlar aklımdan geçerken salona doğru yürümeye başladım. Kahkaha sesleri hiç kesilmiyordu. Onur'un uyuşturu almış olabileceğini düşünüyordum. Salona girince gördüğüm manzara gerçekten iğrençti. Keşke gözlerim kör olsaydı da o çirkin tabloyu görmemiş olsaydım. O tabloyu şimdi bile yazarken çok zorlanıyorum. Ama gerçeği bilmeniz için bunu mutlaka yazmalıyım. Striptiz yapıyordu Anna'nın üzerinde, gecelerimizi süslesin ve fantazilerimizde kullanalım diye eşimin bana aldığı jartiyer takımım vardı. Anna, ayaktaydı ve müzik eşliğinde striptiz yapıyordu. Yerdeki beyaz saten gecelik de bana aitti. Eşim de koltukta kendinden geçmiş bir vaziyette oturuyordu. Eşimin üzerinde sadece bir boxer vardı. Anna, eşimin yanına geldi ve ayağıyla eşimin boxerini çıkarmaya çalıştı. Tam o sırada kendimi belli etmek istedim ve topuğumu yere vurdum. Aslında Anna eşimin boxerini çıkarsa ne olurdu çıkarmasa ne olurdu. Olan olmuştu, her şey gözümün önündeydi işte. Yine de bunu refleks olarak yapmıştım. Ağlıyordum, gözlerimden yaşlar boşalıyordu. Topuk sesim üzerine beni ilk farkeden eşim olmuştu. Doğrulamak istedi ve ağzından "Aylin" kelimesi çıktı.


     


    Ne yapacağımı, nasıl bir tepki göstereceğimi bilemiyordum. Birden Anna'ya doğru yöneldim, okkalı bir tokat attım ve evi terk ettim. Suratına tokat attım Duydum ki o tokatın etkisiyle salonun ortasındaki cam sehpanın üzerine düşen Anna'nın başına 6 dikiş atılmış. Sonradan öğrendiğime göre Anna'yı hastaneye götüren kişi ie Onur değil bir başkasıymış. Bu kişinin kim olduğunu hiç öğrenemedim. Acaba beni gizli numaradan arayıp eşimin ve Anna'nın sevişme seslerini dinleten kişi miydi? Yoksa o telefon bilerek Anna tarafından mı edilmişti? Bunu hiçbir zaman öğrenemedim. Belki de o adam sevişme anında da evimdeydi. Aklıma bile getirmek istemiyorum ama belki de grup seks yapıyorlardı. Çünkü ortam buna müsaitti. Alkol ve uyuşturucunun olduğu yerde her türlü pislik olur. Evi terk ettikten sonra bir daha hiç dönmedim. O geceyi bir arkadaşımda geçirdikten sonra ertesi gün hemen bir avukat bulup boşanma işlemlerine başladım. Onur benimle konuşmayı çok istedi. Her seferinde telefonu yüzüne kapattım. Artık bana ulaşamıyor Şimdi üniversite yıllarımın geçtiği ve özgürce davranabildiğim kentte İzmir'deydim. Sakin ve huzurlu bir hayatım var. Eski telefon hattımı kapattım. Burada olduğumu bir tek kendi ailem biliyor. Geçenlerde eski hattımı açtığım bir gün Onur'un babası aradı sesi titriyor ve bana "Siz" diye hitap ediyordu. Onur'un hiç iyi olmadığını ve kimseyle konuşmadığını söyledi.


     


    Gözümün önünde canlandı görüntüsü, gözlerim doluverdi. Ama bırakmadım kendimi. O telefon hattını bir daha açmadım. Ona dair hiçbir şeyi duymak, hatırlamak ya da hayal etmek istemiyorum. Eski günleri aramıyorum desem yalan söylemiş olurum. Onur'la eski günlerimizi çok özlüyorum ama başında da dediğim gibi artık her şey için çok geç. Tek pişmanlığım, ağır davranmam konusundadır. Ben biraz daha hızlı davransaydım, tedbiri önceden alsaydım şimdi Onur'un kollarında uyuyor olurdum, karanlık ve buz gibi bir odada yalnız başıma değil. Son sözüm. kadının en büyük düşmanı yine kadındır.

  • Yayınlanma tarihi: 2017-10-10 17:40:07 Yazan : yazguluaylin - Hikaye : 22,923 kez okundu.
  • Yorum Yap
      YORUMLAR
  • 12 Yorum
  • uzman46
    19.10.2017 05:23:38

    Gizlilige önem veren bayanlar mesaj yazın kara_gozlum--03@hotmail.com

    uzman46
    19.10.2017 04:26:51

    izmirden tanışmak isteyen bayanlar kara_gozlum--03@hotmail.com

    girgrgirgr
    16.10.2017 16:40:20

    pu

    Hakan458
    16.10.2017 00:35:31

    Aylin anladığım kadarıyla misafirlerin gelmesi ve senin ders vermelerin eşinden uzak kalmana sebep olmuş bunuda kız iyi kullanmış. Bence kocanın suçsuz demiyorum ama bir hak daha şansı olmalı diyorum. Tamamen boşanma olmadan bir kez dinle istersen bir abi tavsiyesi

    rtbalans
    15.10.2017 10:56:02

    Gecmiş olsun sana ama üzülme zaman gelir sende onun gibi yaparsın boş ver anasını satayım birda mı gelecen dunyaya hocam, Bak hayatı dolu dolu yaşamaya ileriye bak olur gençlikte hatalar ne yapacaksın bundan sonra evleneceğin insanı sende iyi seçersin dert ortağı ararsan başını koyacak bir omuz arıyorsan ben bu adreteyim rtbalans@hotmail.com

    Hakan0063
    13.10.2017 02:30:15

    Hiç bıkmadan sonuna kadar okudum.

    blueapple
    13.10.2017 01:52:01

    Niye yazdın ki bunu intikam duygusu mu sen atmış oldun o kadının kollarına

    aybarss
    12.10.2017 17:59:08

    Erkek aldatır lafı bence yanlıs seven tapan kadını kendını bılen erkek aldatmaz uzuldum anlattıklarınıza ısallah sızı sızın sevdıgınız gıbı sevecek bırı cıkar karsınıza ve bu yasanmıslıkları unutturur

    VOLKAN0606
    12.10.2017 16:00:24

    O aşık olduğun adam, gerçekte sana ne kadar aşık olduğunu sakin ve gerçekçi bir bakış açısıyla yeniden değerlendirmeni tavsiye ederim. Üzülmekte ve hayal kırıklığının vermiş olduğu boşluk hissini ve acaba doğrusunu mu yaptım düşüncelerinin benliğini kaplamış olmasını anlayabiliyorum. O kişinin gerçekten senin saf ve temiz duygularını hak eden birisi olmadığı da çok açık. Hak eden olarak düşündüğün bu aşık olduğun kişi, hemen ilk fırsatta sana bu hayal kırıklığı, kabusu ve hatta hayata küsmeyi yaşatmışsa acabaları düşünmemelisin. Doğrusunu yapmışsın, ancak henüz tehlikeyi ve büyük hayal kırıklıklarını yaşayabileceğin tehlikeleri atlatmış değilsin. Seni çok iyi anladım ve anlayabiliyorum. Haddim olmayarak samimi içten paylaşımın için sana yardımcı olmak isterim.

    OzgurBay
    12.10.2017 12:28:36

    Ayrılsan da, ayrılmasan da, rahatına bakmalı insan. Kimseye bağlı kalmamak gerek. Özgür yaşam herşeydir. Sonuçta herkes kendi hayatını yaşıyor.

    eternaL_flame05
    12.10.2017 11:47:56

    NE DİYECEĞİMİ BİLEMİYORUM benimde boğazım düğümlendi ama keşke zamanında tedbirini alsaydın kardeşim..

    Murat6664
    12.10.2017 02:07:47

    Sevmek ve uzulmek iste sonucu

    Hata : Yorum yazabilmek için üye girisi yapmalisiniz.

    Kayit Ol veya Giris Yap

    Tesekkürler : Yorumunuz yöneticilerimiz tarafindan kontrol edildikten sonra yayinlanacaktir.
      AŞAĞIDAKİ KONULAR İLGİNİZİ ÇEKER Mİ ?
  • Babasına Yakalandık ! 416,941 kez okundu. 86 yorum
  • Gözlerimiz İle Konuşuyorduk ... 193,949 kez okundu. 73 yorum
  • Kimse Eşini Aldatmak İstemez, Aldatıyorsa Sebebi Yine Eştir 249,672 kez okundu. 97 yorum
  • İftiraya Uğradım .. 122,314 kez okundu. 51 yorum
  • Film merakı 243,193 kez okundu. 34 yorum
    • ekobilet
  • Chat & Sohbet

    Bayan24 sohbet sayfalarin da onlarca üye keyifle vakit geçiriyor, sende aramiza katilmak ister misin ?

    Sohbete giris için tiklayiniz.
  • Bu web sitesi, 18 yasindan küçükler için sakincali olabilecek içerikler barindirir. Çikis yapmadiginiz taktirde, 18 yasindan büyük oldugunuzu beyan etmis sayilirsiniz ...

    Copyright 2009 - 2016 Bayan24.com - Her hakki saklidir.

    Coral Software Trading Ltd & Standard Building C, N:7, De BrockDorff Street, Msida, MSD1421, Malta